MossCellTech No 1
Devrimsel Anti-Aging Konsepti; Hücre Nucleotid Sağlığı InCosmetic Amstedam 2018’de Çift Altın ile Taçlandırıldı
 

Genel:
Çekirdek (nucleus) organel tüm ökaryotik (eukaryotic) hücrelerde mevcuttur ve hücrelerdeki tüm genetik bilginin ve aktivitelerin planı olan DNA'yı içerir, korur. Nükleer zar, çekirdeği sitoplazmadan ayırır. Çekirdek, nükleer gözenek kompleksinin oluşturduğu gözeneklerle serpiştirilmiş bir zarf ile çevrilidir. Bu gözenekler sayesinde
  • Transkribe messenger RNA'ların (mRNA'lar) nükleusdan translasyonun gerçekleştiği sitoplazmaya aktarılır
  • Transkripsiyon faktörleri gibi birçok farklı makro-molekülün seçici ve iki yönlü taşınır

Bu molekül akışı, çekirdek ve sitoplazma arasındaki iletişimi mümkün kılar ve çevresel uyarıcılara ne zaman ve nasıl 

yanıt verileceğini ve ona nasıl uyum sağlayacağını bilmek hücre için zaruridir. Çekirdeğin içine ve dışına çıkan bu trafik, organizasyonu ve hücrenin işleyişini sürdürmek için de önemlidir.

Daha küçük moleküller (<40 kDa) gözenekler boyunca kolayca (pasif olarak) yayılır ve proteinler ve mRNA gibi daha büyük olanlar çekirdeğin içine veya dışına taşınması için belirli taşıma proteinlerinin yardımına ihtiyaç duyar.

Bu taşıma işlemi oldukça karmaşıktır: Tek bir insan hücresinde bulunan 5,000 nükleer gözeneğin her biri saniyede 1.000 molekül taşıyabilir (5,6). Bu, bir hücrede, her saniyede çekirdeğin içine ve dışına 5 milyona kadar molekül taşındığı anlamına gelmektedir.

Nükleer transport yaşlanmayla birlikte bozulur

Artan yaşla birlikte, moleküllerin nükleer gözenekler üzerinden taşınmasının etkinliği ve seçiciliği azalmaktadır. Son zamanlardaki çalışmalar, moleküllerin nükleer gözeneklerden geçmesine izin veren ve yönlendiren bir protein olan RanBP17'nin (Ran-binding protein-17) fibroblastlar ve nöronlar dahil çeşitli hücre tiplerinde yaşlanmaya bağlı azaldığını göstermiştir. Bu düşüşün, bazı önemli yaşlanma süreçlerini etkilediği de gösterilmiştir. Bu da RanBP17'nin yaş regülasyonunda nükleer taşıma sürecinin önemli rolünün altını çizmektedir. Yaşlanma ile, Lamin A'nın çıktısı azaltılır. Bu protein, nükleer membrana (destek, sertlik ve deformasyona karşı direnç) mekanik destek sağlar, çekirdeğin şeklini korur ve çeşitli hücresel süreçlerde rol oynar. Erken başlangıçlı Hutchinson-Gilford progeria'dan (HGPS) muzdarip hastalarda, lamin A mutasyona uğrar ve bu nedenle uygun şekilde işlenmez. Ortaya çıkan kısaltılmış lamin (progerin) çekirdek deformasyonuna ve hızlanmaya neden olur. Bu Lamin A ve yaşlanma arasındaki bağlantıyı gösterir.

 

MossCellTec No.1

Özel olarak geliştirilen MossCellTec ™ teknolojisi ile yosun Physcomitrella patenslerinin protonema kültüründen kazanılmıştır. Physcomitrella patenlerinin protonema kültürüne dayanan ve yenilikçi bir yaşlanma karşıtı kavram olarak kristalleşen MossCellTec No.1 hücrenin DNA'sını içen ve temel hücresel süreçleri düzenlemede rol oynayan hücre-nükleotid sağlını korur.  Kapsamlı çalışmalar MossCellTech No.1'in nükleer zarf yapısı ve 

nükleer transport geni RanBP17'den sorumlu lamin A genini aktive ettiğini göstermiştir. Her iki gende yaşlı keratinositlerde aşağı regüle edilmiştir.

In vitro ve in vivo testler MossCellTec™ No. 1 klimatik streslere ve kentsel saldırganlara karşı cilt adaptasyonunu güçlendirdiğini ve sadece 2 hafta içinde cilt hidrasyonunu, bariyerini ve homojenliğini artırdığını kanıtlanmıştır.

MossCellTec ™ No. 1'in Etkinlik Mekanizması

MossCellTec ™ No. 1'in nükleer zarf yapısında yer alan anahtar hücre nükleer belirteçlerinin ifadesini ve Yaşlı hücrelerdeki nükleusun içine ve içerisinden taşınmasını arttırdığı gösterilmiştir. In vitro ve klinik çalışmalar 

MossCellTec ™ No. 1'in cildin hızlı iklim değişikliklerine (soğuk / sıcak, düşük / yüksek bağıl nem) uyum sağlamasına yardımcı olduğunu göstermiştir. Bu, sadece iki haftada değişen iklim koşullarına rağmen cildin hidrasyon, homojenlik ve bariyer fonksiyonunda önemli bir artış ve sadece dört hafta sonra kırışıklık derinliğinde azalma ile sonuçlanır. Moleküllerin çekirdeğin içine ve dışına verimli bir şekilde taşınması ve nükleer zarfın organizasyonu korunarak, hücre içindeki iletişim optimize edilir ve hücreler sürekli değişen çevreye daha hızlı adapte olur

 

Yosunlar ⇒ Yeryüzündeki ilk bitki

Bryophye gurubuna ait olan yosunlar, pre-historik zamanlardan beri, yaklaşık 470 milyon yıl önce kuru arazide yetişen ilk bitkilerden biriydi. O sıralar dünyada toprak olmadığı için kök salarak besin elde etme şansları olmayan yosunlar, kendilerine gerekli tüm besinleri havayı ve yağmuru filtreleyerek sağlamaktaydılar. Yosunlar toprağın yapısına katıda bulunur, erozyonu önler, ağaçların ve diğer bitkilerin gelişmesi için gerekli olan humusu sağlar, ayrıca çeşitli küçük organizmalara yaşam alanı sunar.

Neden Yosun;

  • Yüksek oranda hidrasyon absorbe edebilirler

Yosunlar bir sünger gibi hareket ederek fazla su ve besin maddelerini topraktan havadan ve yağmurdan ayırabilirler ve atmosferden hızla su absorbe edebilirler (tutarlı bir şekilde ağırlıklarının 20 katı). Bu arada kuru havalarda yosunlar yavaş yavaş yağmur suyunu geri yükler, bunu yaparken nemi artırır ve havayı soğutur. Yosunlar suyun ve besin maddelerinin taşınmasına ve depolanmasına izin veren köklere nede vasküler sisteme sahip olmadıkları için su ve besinleri sayısız ve ultra ince yaprakları vasıtasıyla imbibasyon ve difüzyon yoluyla emer.

  • Resüsitasyon Fenomeni

Yosunlar suyu geri tutan metabolitler tarafından metabolizmalarını (dinlenme fazı) durdurduklarında uzun dehidrasyon (kuraklık) dönemlerini tolere edebilirler. Su tekrar elde edildiğinde ise yosunlar birkaç dakika içinde rehidrate olabilir ve normal hayatlarına geri dönebilirler (resüsitasyon fenomeni).

  • “Soğuk Genler sayesinde donmaya karşı yüksek toleransa sahiptirler

Yosunlar, her hücrenin maruz kaldığı ve çevresel stresleri üstlenmesi gerektiği anlamına gelen tekil bir hücre tabakasından oluşan yapraklara sahiptir. Yosunlar, yüksek bitkilerden farklı olarak, yosunlar birkaç donma-çözülme döngüsünden kurtulabilmektedir. Gerçekten de, 1.500 yıldan fazla bir süredir yüzlerce metre buzun altında donmasına rağmen, hala hayattalar. Bu olağanüstü esneklik, yosunlara özgü olan ve sıcaklık düştüğü anda açılan “soğuk genler” in mevcudiyetidir

  • Antioksidanlar sayesinde Kirleticilere karşı Yüksek Tolerans

Yosunlar gerekli tüm besin maddelerini hava ve yağmurdan filtreler, fakat aynı zamanda ağır metaller, polisiklik aromatik hydrokarbonlar (PAH) ve dioksinler gibi hava kirliliği parçacıklarını da biriktirirler. Yosunların bu yetenekleri havayı aktif olarak filtrelemek ve yıllar boyunca hava kirliliği düzeyini izlemek için kullanılmıştır. Kendilerini zehirlememek ve ağır metallerden korunmak için, yosunların biriken toksik bileşiklerin etkilerini hafifletecek için geniş bir antioksidan grubu vardır. Özellikle, çevresel değişimlere karşı bu yüksek direnç, yosunların iklim değişikliklerine yeterince hızlı uyum sağladığını ve tarih öncesi zamanlardan günümüze kadar nasıl ayakta kalabildiğini açıklamaktadır.

 

Innovative Teknoloji MossCellTech

Yosunlara ulaşmak birçok dezavantajları barındırmaktadır

  1. Yosunların sürdürülebilir bir şekilde toplanması zordur çünkü:
  2. Yavaş büyürler, çoğu zaman bir ekosistemin çok önemli parçalarıdır ve bazı türler arazinin artan kullanımı nedeniyle zaten yok olmaktan muzdariptirler (örneğin, İsviçre'deki 1000'den fazla yosun türünün yaklaşık % 38'i gibi)
  3. Tanımlanması güçtür ve bu nedenle doğadan toplanması karışık türlerin toplanmasıyla sonuçlanacaktır.
  4. Yosunlar zararlı toksinler içerebilir ve bu nedenle çok iyi analiz edilmesi ve zararlı toksinlerden arındırılması gerekir
  5. Seralarda ekim yapmak mümkün olsa da bu çok miktarda arazi ve su gerektirecektir.

 

Mibelelbiochemistry Switzerland, MossCellTec ile sürdürülebilir ve tekrarlanabilir bir yosun hücre kültürü geliştirdi. Bu patentli teknoloji sayesinde ilk kez yosun hücrelerinin steril koşullarda hem tekrarlanabilir hem de sürdürülebilir bir şekilde geniş çapta kültivasyonu sağlandı.

Bu sayede hem mevsim ve pazar talebine bakılmaksızın bitki materyalinin mevcudiyeti hem de çevre kirleticileri ve böcek ilaçlarından tamamen arınmış bitki materyalinin sürekliliği garanti altına alınmıştır.

 

 

Özellikleri

  • Cildin çevresel değişikliklere adapte olmasını sağlar
  • Stresli koşullarda bile cilt nemini artırır.
  • Cildi arındırır ve kusursuz bir cilt yaratır.
  • Genç cildi korumak için hücre nükleotid sağlığını korur
  • Kentsel saldırganlara karşı cildin direncini güçlendirir
  • Alkol ve koruyucu içermez

 

 

Klinik Çalışmaları

In Vitro

  • Protection of cell nucleus health markers
  • Stimulation of skin barrier markers
  • P. patens increased the expression of two important groups:

    1. Genes involved in forming the stratum corneum
    2. Genes that encode the proteins that form junctions between the cells such as desmosomes and tight junctions

Protection against the damages induced by extreme temperature and humidity conditions

  • Adaptation to climatic stress

In Vivo

  • Improvement of hydration, TEWL and skin color homogeneity despite climatic changes
  • Decrease in TEWL
  • Anti-wrinkle effect on crow’s feet

 

Önerilen Kullanım Aralığı 

  • 2,0%  

 

Uygulamalar

  • Anti-aging formülasyonları
  • Cilt onarım ve koruma formülasyonları
  • MossCellTec™ No. 1 Improves Skin Adaptation to Different Environments

Nemlendirici ve bariyer güçlendirici formülasyonları

  • Her türlü iklim ve hava değişikliklerine karşı direnci artırıcı formülasyonlar

 

INCI-Deklerasyonu

  • Phytol, Isomalt, Aqua

 

 

Her Hakkı Saklıdır © 2012 Tasarım & Yazılım : Network Yazılım